Galatasaray, RAMS Park’ta taraftarı önünde Avrupa futbol tarihine altın harflerle kazınacak bir geceye imza attı. 2025-26 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk karşılaşmasında İtalyan devi Juventus’u konuk eden temsilcimiz, sahadan 5-2 gibi sansasyonel bir skorla galip ayrıldı. İlk yarısını 2-1 geride kapattığı mücadelede ikinci devrede sergilediği inanılmaz performansla rakibini adeta sahadan silen sarı-kırmızılılar, rövanş öncesi dev bir avantaj elde etti. Bu galibiyet, sadece turun kapısını aralamakla kalmadı, aynı zamanda Türk futbolunun Avrupa’daki prestijini ve ülke puanını da zirveye taşıdı.
Mücadelenin her anı büyük bir heyecana ve taktiksel savaşa sahne oldu. Galatasaray, maça baskılı başlayarak rakibini kendi yarı alanına hapsetmeyi hedeflerken, Juventus ise kontrataklarla etkili olmaya çalıştı. Maçın gidişatını belirleyen kritik anları şu şekilde özetleyebiliriz:
Okan Buruk’un maç planı, özellikle ikinci yarıda Juventus’un orta saha direncini kırmaya yönelikti. Lucas Torreira’nın bitmek bilmeyen enerjisi ve Gabriel Sara’nın oyun kurucu rolündeki başarısı, Galatasaray’ın oyun üstünlüğünü eline almasını sağladı. Takımın yeni transferlerinden Noa Lang, sol kanattaki hızı ve bitiriciliğiyle maçın adamı olmaya aday bir performans sergiledi. Öte yandan, dünya yıldızı Victor Osimhen gol atamasa da yaptığı iki asistle ve rakip savunmayı üzerine çekmesiyle galibiyetin gizli kahramanlarından biri oldu.
Savunma hattında ise Davinson Sanchez ve Abdülkerim Bardakcı ikilisi, Juventus’un güçlü forvetlerine karşı kritik müdahalelerde bulundu. Sacha Boey’in sağ kanattaki dinamizmi ve attığı son gol, Galatasaray’ın modern bek kullanımının en güzel örneğiydi. Kaleci Uğurcan Çakır ise yediği gollerin ardından yaptığı kritik kurtarışlarla takımın maçta kalmasını sağladı ve arkadaşlarına büyük moral aşıladı.
Galatasaray’ın bu görkemli galibiyeti, Türkiye’nin UEFA ülke puanı sıralamasındaki konumunu doğrudan etkiledi. 17 Şubat 2026 itibarıyla güncellenen verilere göre Türkiye, puanını 49.475’e çıkararak 9. sıradaki yerini perçinledi. Bu başarı, önümüzdeki yıllarda Süper Lig takımlarının Avrupa kupalarına katılım kontenjanları ve eleme turları açısından hayati bir önem taşıyor.
Sıralamada Türkiye’nin hemen üzerinde yer alan Belçika ile farkın kapanmaya başlaması, Türk kulüplerinin Avrupa arenasında daha istikrarlı sonuçlar almasıyla mümkün hale geliyor. Galatasaray’ın yanı sıra diğer temsilcilerimizin de alacağı puanlarla Türkiye’nin ilk 8 içerisine girme şansı her geçen gün artıyor. Bu durum, şampiyonlarımızın doğrudan grup aşamalarına katılması yolunda en büyük güvencemiz olacaktır.
Bu gece sadece bir galibiyetle değil, aynı zamanda kırılan rekorlarla da anılacak. Juventus, köklü Şampiyonlar Ligi tarihinde ilk kez kalesinde tek bir maçta 5 gol gördü. Galatasaray cephesinde ise bu turnuvada ilk defa bir maçta 5 gol atma başarısı gösterildi. Ayrıca Gabriel Sara, 2013 yılında Real Madrid maçındaki Wesley Sneijder’dan sonra Şampiyonlar Ligi’nde aynı maçta hem gol hem asist yapan ilk Galatasaraylı oyuncu olarak tarihe geçti.
Galatasaray’ın ilk yarıda geriye düştüğü bir maçı 5-2 kazanması, Şampiyonlar Ligi’ndeki en büyük geri dönüşlerden biri olarak kayıtlara geçti. Bu istatistiksel başarılar, takımın sadece fiziksel değil, mental olarak da ne kadar güçlü bir seviyede olduğunu kanıtlar nitelikte. Juventus gibi bir savunma ekolüne karşı 5 gol bulmak, Avrupa basınında da geniş yankı uyandırdı.
25 Şubat’ta Torino’da oynanacak rövanş mücadelesi öncesinde Galatasaray, cebinde 3 farklı galibiyetin verdiği özgüvenle İtalya’ya gidecek. Ancak futbolun sürprizlere açık doğası ve Juventus’un evindeki baskın oyun tarzı unutulmamalıdır. Temsilcimizin orada da disiplinden kopmadan, savunma güvenliğini ön planda tutarak kontra ataklarla etkili olması bekleniyor.
Rövanş maçında Juventus’un daha agresif bir başlangıç yapacağı tahmin ediliyor. Galatasaray’ın özellikle maçın ilk 20 dakikalık bölümünü golsüz veya az hasarlı atlatması, turun anahtarı olacaktır. Noa Lang ve Victor Osimhen’in hızı, İtalyan savunmasının risk aldığı anlarda en büyük kozumuz olmaya devam edecektir. Okan Buruk ve öğrencilerinin, İstanbul’daki bu destansı zaferi Torino’da taçlandırarak adını bir üst tura yazdıracağına dair inanç tüm ülkede hakim durumda.
Sonuç olarak Galatasaray, RAMS Park’ta taraftarına rüya gibi bir gece yaşattı. 5-2’lik skor, sadece bir istatistik değil, Türk futbolunun yeniden uyanışının simgesidir. Avrupa’nın en büyük organizasyonunda Juventus gibi bir devi bu denli dominant bir oyunla yenmek, sarı-kırmızılı camianın “Avrupa Fatihi” unvanını ne kadar hak ettiğini bir kez daha gösterdi. Şimdi tüm gözler İtalya’daki rövanşa çevrilmiş durumda. Aslan, başladığı işi bitirmek ve Avrupa yolculuğuna emin adımlarla devam etmek için sahaya çıkacak.
Juventus camiası için 2026 yılının Şubat ayı, tarihe silinmesi güç bir kabus olarak geçmek üzere.…
İtalya futbolunun kalbi 8 Mart 2026 Pazar günü San Siro'da atacak. Serie A'nın 28. haftasında,…
Estádio da Luz’da Gerginlik ve Zafer UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk ayağında Real Madrid,…
Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en yetenekli savunma oyuncularından biri olan Ozan Kabak, kariyerinde adeta…
Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları, sadece atletik başarıların değil, aynı zamanda küresel moda vizyonunun sergilendiği…
Alman futbolunun kalbi 28 Şubat 2026 akşamı Signal Iduna Park'ta atacak. Ligin iki devi, Borussia…